Ders Çalışırken Konsantrasyon Nasıl Sağlanır? Cesur Bir Analiz Ders çalışırken konsantrasyon sağlamak… Ah, bu cümle kim bilir kaç milyon defa kuruldu? Özellikle üniversite çağındaki gençlerin – ki ben de onlardan biriyim – şu anda bu satırları okurken “Hadi bakalım, yine birileri ‘konsantrasyon’ diye bir şeyden bahsedecek, o çok havalı kelimeyi açıklayacak” diye düşündüğünü tahmin ediyorum. Ama gerçekten de derinlemesine bakınca, bu konuya nasıl yaklaşacağımızı sorgulamak gerek. Çünkü ben, “konsantrasyon”un aslında çoğu zaman bir efsane olduğunu düşünüyorum. Şimdi size bunun nedenini anlatacağım. Konsantrasyonun Gerçek Yüzü Öncelikle, herkesin konsantrasyon dediği şey aslında aynı şey değil. Bazıları, sessiz bir ortamda, tek bir işe…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Rebiülevvel Ayında Hangi Zikirler Çekilir? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir Bakış Öğrenme, sadece bilgi edinme değil; bireyin kendini, dünyayı ve birbiriyle ilişkilerini anlamlandırma sürecidir. Bir eğitim yolculuğu olarak bakıldığında, geleneksel pratikler ve ritüeller de, pedagojik bir mercekten değerlendirildiğinde bireylerin anlam arayışlarını, toplumsal bağlarını ve bilişsel gelişimlerini etkileyebilir. “Rebiülevvel ayında hangi zikirler çekilir?” sorusu, bu çerçevede sadece bir pratik arayış değil; öğrenmenin, inancın ve kültürel belleğin nasıl iç içe geçtiğine dair bir pencere açar. İnanç Pratiklerini Öğrenmek: Bir Pedagoji Sorunsalı Öğrenme teorileri, bilgiye ulaşmanın yollarını açıklarken bireyin önceki deneyimlerini, çevresel etkilerini ve bilişsel süreçlerini merkezine alır. Jean Piaget’den Lev Vygotsky’ye kadar…
Yorum BırakFurkan Suresi: Kelimelerin Gücü ve Anlatının Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, bir toplumun ruhunu, dile getiremediği derinlikleri ve bilinçaltındaki karanlık köşeleri aydınlatan bir aynadır. Kelimeler, duyguları, düşünceleri ve kimlikleri inşa ederken, bir yandan da dönüştürür. Anlatı, sadece bir bilgi aktarımı değil, bir etkileşim sürecidir; metin, okuyucusunun zihninde yeni dünyalar yaratır, eski olanı yıkıp yerine yenisini inşa eder. Edebiyatla ilişkimiz, bazen hayatın sıradan akışından çıkarak, bizi düşündüren, sorgulatan ve çoğu zaman kalbimizi saran bir tür yolculuğa dönüşür. Furkan Suresi, Kur’an’ın en anlamlı ve derin surelerinden biridir. İnme süreciyle, içerdiği temalarla ve sembolizmiyle, sadece dini bir metin olmanın ötesinde edebi bir eser olarak da…
Yorum BırakAşk Bitti Kimin? Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz Giriş: Aşk ve İktidar – Toplumların Duygusal ve Siyasal Yönleri Bazen, toplumlar arasında dönüşüm gerçekleşirken, kaybedilen tek şey duygularımız gibi hissedebiliriz. Bu noktada, “Aşk bitti kimin?” sorusu, sadece bireysel bir duygunun kaybolmuşluğu değil, aynı zamanda siyasal ilişkilerin, güç yapıların ve toplumsal düzenin çöküşünü simgeliyor olabilir. Güç ilişkileri, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi gibi kavramlar üzerine kafa yoran bir insan, bu soruya sadece romantik bir bakış açısıyla yaklaşamaz. Aşk, tarihsel süreçlerde olduğu gibi, bazen toplumların devrim niteliğindeki değişimlerinin bir yansımasıdır. Peki, bir toplumda “aşk” biterken neler değişir? Aşkın kaybolması, siyasal…
Yorum BırakAğaçların yok olması, doğada bir boşluk yaratmaktan çok daha fazlasını ifade eder. Ekolojik bir dengeyi alt üst etmekle kalmaz, toplumsal yapıları da derinden etkiler. Ağaçlar, sadece oksijen sağlayan canlılar değildir; aynı zamanda bir toplumun iktidar ilişkilerini, meşruiyetini, kurumlarını ve toplumsal düzenini şekillendiren sembollerdir. Bu yazı, “Ağaç yok olsaydı ne olurdu?” sorusunu siyaset bilimi perspektifinden ele alarak, ekolojik ve toplumsal anlamda doğrudan bir değişimi değil, dolaylı olarak devletin ve toplumun yeniden şekillenişini tartışmayı amaçlıyor. Bu yazıda güç ilişkileri, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi kavramları çerçevesinde, toplumların ağaçsız bir dünyada nasıl hayatta kalabileceğini sorgulayan bir analiz yapacağız. Ağaçsız Bir Dünya: Ekolojik ve Siyasi…
Yorum BırakKışın Pazarda Ne Var? Kültürel Görelilik ve Kimlik Kışın soğuk rüzgârları, insanlar için yalnızca fiziksel bir zorluk değil, aynı zamanda derin kültürel anlamlar taşır. Birçok toplumda, kışın pazarlarda satılan ürünler, sadece geçici bir gıda kaynağı değil, aynı zamanda geleneklerin, kimliklerin ve toplumsal yapıların sembolüdür. Farklı kültürler, kışın pazarlarında yalnızca ihtiyacını karşılamak için değil, aynı zamanda bir toplumsal bağ kurma, kimlik oluşturma ve ritüel anlamlar taşıyan bir deneyim yaşamak için de bir araya gelir. Peki, kışın pazarda ne var? Bu basit soru, bizi kültürel çeşitliliğin derinliklerine, insan toplumlarının ve bireylerinin nasıl birbirleriyle bağ kurduğuna dair anlamlı bir keşfe davet eder. Kültürel…
Yorum BırakBantın İngilizcesi Ne? Herkesin hayatında bir an vardır. Bir kelimenin ya da bir ifadenin, tek bir anlam taşıdığı bir an. Bir şeyin İngilizcesini öğrendiğinizde, o şeyin bütün dünyası bir anda değişir. İşte ben de o anı, “bant” kelimesinin İngilizcesini öğrendiğimde yaşadım. Her şey, Kayseri’nin o sessiz sokaklarından birinde, eski bir kırtasiyede başlıyor. Kayseri’nin Sessiz Sokakları İlkbaharın serin rüzgarı, her sabah Kayseri’nin dar sokaklarına uğrar ve orada bir anlık huzur bırakır. O sabah da yine öyleydi. Sabahın erken saatlerinde, bir yerlerde hayat durmuş gibi hissediyordum; sabah kahvemi yudumlarken, dışarıda insanları görmek, o kadar uzaktan gözlemler yapmak rahatlatıcıydı. Bazen kaybolmak istersiniz ya,…
Yorum BırakDünyanın En İyi Fıstığı Nerede? Hepimiz biliyoruz ki bir fıstık yediğimizde, o küçük yemişin tadı bazen bir anlam kazanır. Kimisi için sadece bir atıştırmalıktır, kimisi içinse bir kültür, bir geçmiş… Fıstık, dünya çapında birçok kültürde çok önemli bir yere sahiptir ve bununla birlikte, farklı coğrafyalar, farklı iklimler ve topraklar, farklı fıstık türleri doğurmuştur. Peki, dünya çapında en iyi fıstık nerede yetişiyor? Bu soruya verilecek cevap, sadece coğrafyalarla sınırlı değil. Aynı zamanda insanların bakış açılarının, deneyimlerinin ve beklentilerinin de etkisiyle şekillenen bir konu. Antep Fıstığı, Siirt Fıstığı, Şam Fıstığı… Bir ‘Fıstık Krallığı’ Mı? Çok uzun zamandır, Gaziantep, Türkiye’deki fıstık üretiminin başkenti…
Yorum BırakDoz Arttıkça Zehirlilik Artar Mı? Toksikoloji ve İnsan Sağlığı Üzerine Derin Bir İnceleme Bir sabah kahvenizi içerken, farkında olmadan vücudunuza bir miktar kafein alıyorsunuz. Eğer bu alışkanlık haline gelmişse, bir düşünün, aynı kahve her gün aynı miktarda alındığında vücudunuz ne kadar etkileniyor? Kafein, aslında vücudumuza büyük bir enerji verirken, aşırıya kaçıldığında sağlığımıza zarar verebilir. Peki, bir maddeyi ne kadar fazla alırsak zehirlilik etkisi artar? Bu soruyu sorarken, sadece kahve ya da ilaçlardan değil, her türden kimyasal maddeden bahsediyorum. “Doz arttıkça zehirlilik artar mı?” sorusu, sadece farmasötik ilaçlar için değil, aynı zamanda çevremizdeki tüm kimyasallar için geçerli bir soru. Toksikoloji alanında,…
Yorum BırakKıkırdak Zedelenmesi Nasıl İyileşir? Felsefi Bir Perspektif Bir zamanlar eski bir öğretmenim, insanın içsel ve dışsal yaralarını iyileştirmeye dair şu düşündürücü sözü söylemişti: “Acı, sadece bedensel değil, zihinsel ve ruhsal bir tecrübedir. Bir yer iyileşirken, diğer bir yerin yaraları da açılabilir.” Peki, bedensel bir zedelenme, örneğin bir kıkırdak zedelenmesi, gerçekten sadece fiziksel bir sorun mudur, yoksa insanın varoluşunu tüm yönleriyle etkileyen bir olgu mudur? Her yara, yalnızca iyileşme süreciyle değil, aynı zamanda acının anlamı ve hayatımıza kattığı derinlikle de ilgilidir. Bugün, kıkırdak zedelenmesi üzerine felsefi bir bakış açısı arayacağız. Biliyoruz ki, bu tür yaralanmalar çoğunlukla tıbbi bir mesele olarak ele…
Yorum Bırak