İçeriğe geç

En çok et tüketen ülke hangisi ?

En Çok Et Tüketen Ülke Hangisi?

Yine bir akşam arkadaşlarla dışarıdayım. İzmir’in o güzel sahil kenarında, deniz kokusunu içime çekip, bir yandan da et yemeklerini tartışıyoruz. “Bu et olayı ne kadar komik değil mi?” dedim, çünkü her seferinde aynı soruyu soruyorum: “En çok et tüketen ülke hangisi?” Bu soruyu gündeme getirince bir anda kafamda bir sürü komik düşünce belirdi. “Hadi bakalım, bu işin peşine düşelim” dedim ve internette biraz araştırma yapmaya başladım.

Açıkça söyleyeyim, “en çok et tüketen ülke” meselesi, her açıdan eğlenceli bir konu. Hem komik hem de biraz düşündürücü. Çünkü et, sadece bir yemek değil, bir kültür meselesi. Nerede ne kadar et yediğiniz, aslında yaşam tarzınızı da anlatır. Bu yazıda, en çok et tüketen ülkeyi araştırırken, biraz mizahi bir dille, hayatın içindeki komik anlarla bu konuya farklı açılardan yaklaşacağım.

Etin Yeri: İzmir’deki Bir Akşam Yemeği

İzmir’de yaşıyorum, bildiğiniz gibi etin çok önemli olduğu yerlerden biriyim. Ama burada da işler biraz karışık. Çevremde et severler var ama bir o kadar da sağlıklı yaşam peşinde koşan arkadaşlarım var. “Yok efendim, kırmızı etin zararı var, beyaz et daha sağlıklı” gibi tartışmalarla geçiyor akşam yemekleri. Neyse ki ben biraz daha pragmatik bir yaklaşım benimsiyorum. “Bana ne, bir et yedim ne olacak?” diye düşünüp bir kebap söylemek gayet doğal geliyor. Hani bazen etin ne kadar önemli olduğuna dair şüphelerim olsa da, “Şu an çok açım, ne yiyeceğim?” sorusunu sorarken, aklıma hep et gelir.

Ama tabii bu sadece Türkiye’ye has bir durum değil. Et dünyası, herkesin bildiği, sevdiği, bazen de “fazla mı tüketiyorum?” diye sorguladığı bir konu.

En Çok Et Tüketen Ülke: Kimdir O Et Sevdalıları?

Peki, en çok et tüketen ülke hangisi? İşin şaka tarafını bir kenara bırakıp araştırmalara başlıyorum. Birçok kaynağa göre, Arjantin dünya çapında en çok et tüketen ülke olarak öne çıkıyor. Yani, Arjantinliler, etin zirvesindeler. Orada yaşayan insanlar adeta etin varoluşsal anlamını çözmüşler. Bizim gibi “Beyaz et mi, kırmızı et mi?” diye tartışmıyorlar. Sadece “Bütün etler güzeldir” diyorlar.

Bunu duyduğumda “Vay be, Arjantin’de et, çay gibi içiliyordur” dedim. Ama gerçekten de öyle! Arjantinliler, kişi başına yılda yaklaşık 50 kg kırmızı et tüketiyorlar. Ben burada, arkadaşlarıma etli bir yemek yapmak istediğimde “Ne yapalım, döner mi, kebap mı, köfte mi?” diye kararsız kalırken, Arjantinliler için bu soru yok. İstediğiniz et, hemen masanın ortasında.

Ama burada komik bir gerçek daha var: Birçok Arjantinli etin büyüsüne kapılmışken, Arjantin’in futbolcu yıldızları da etin peşinden gitmekte pek bir hevesli. Messi’yi düşünün mesela… Etin en sadık takipçisi!

Arjantin’de Et Tüketimi: Dünyanın “Kırmızı Et” Krallığı

Arjantinliler, etin sadece yiyecek olmadığını, yaşam biçimi olduğunu anlatıyorlar. Sadece et pişirme şekilleri bile bir sanat formu. Asado dedikleri o meşhur et yemeği, ülkenin milli yemeği haline gelmiş durumda. Mangalda et pişirmek, bir Arjantinli için sadece yemek hazırlamak değil, aynı zamanda bir sosyal etkinlik, bir yaşam tarzı.

Bir gün, “Hadi gel, bir Asado yapalım!” dediklerinde, gerçekten bir Arjantinli gibi etin etrafında toplanıp sohbet etmek, gülmek ve tabii ki o muazzam etleri yemek işin en keyifli kısmı. Arjantin’deki etin bu kadar popüler olmasının başka bir nedeni de, ülkedeki sığır yetiştiriciliği. Bu da demek oluyor ki, Arjantinliler aslında sürekli et ile iç içe. Bu işin bir yaşam biçimi olduğu kesin.

Türkiye’de Et Tüketimi: Arjantin’i Taklit Etmeye Çalışanlar

Şimdi de biraz Türkiye’ye dönelim. Bizim et kültürümüz de çok güçlüdür. Özellikle Adana kebap, İskender, döner, kuzu tandır gibi et yemekleri, sofralarımızın vazgeçilmezidir. Ama Arjantinliler kadar etin içindeyiz diyemeyiz. Türkiye’de kişi başına yıllık et tüketimi 20-25 kg civarındadır. Bu, Arjantin’in yaklaşık yarısı kadar bir rakam.

Benim İzmir’deki arkadaşlarım arasında, kebap yemeyi seven ve etin etrafında dönen biri olarak, et kültürü konusunu çok fazla düşündüm. Gerçekten etin insanlar üzerindeki etkisi bir başka. Kimi sağlıklı beslenmeye çalışıyor, kimisi diyet yapıyor, kimisi ise etin peşinden sürükleniyor. Mesela, bazen “Beyaz et mi, kırmızı et mi?” sorusuyla uğraşırken, işin sonunda “Ah, ne olursa olsun, etli bir şeyler olsun!” dediklerim olmuştur.

Ama Türkiye’de etin yeri, Arjantin’e göre daha daha ölçülü. Sonuçta kebap kültürümüz var, ama her anı etle geçirmiyoruz.

İç Ses: “Neyse, Bizim Gibi Takılmak Zor!”

Etin olduğu her sofrada biraz fazla yerim. Hatta bazen kendi kendime düşünüyorum: “Neyse, Arjantinliler gibi et tüketiminde zirve yapmamıza gerek yok. Bizim gibi takılmak daha güzel, değil mi?” Ama bu da biraz bencilce olabilir, çünkü bir taraftan da et, sosyal bir öğedir. Hani “Kimseyi dışlamadan, sadece etin tadını çıkar!” derken, bir yandan da diğer insanların etle olan ilişkisini analiz etmeye başlıyorum. Bazen gerçekten kendimi içimdeki “fazla düşünen” insana çok fazla kaptırıyorum.

Sonuç: En Çok Et Tüketen Ülke Hangisi?

En çok et tüketen ülke hangisi? sorusunun cevabı, küresel ölçekte Arjantin. Kişi başına 50 kg kırmızı et tüketen Arjantinliler, adeta etin efendileri. Bizim gibi insanlar ise etin peşinden koşarken, biraz da diyet yapmayı unutmamaya çalışıyor. Sonuçta, et tüketiminin ardında bir kültür var ve her ülkenin, her kültürün kendine göre bir et anlayışı ve tüketim alışkanlığı var.

Arjantin’deki et sevdası, bizdeki mangal kültürüne benzer bir şekilde sosyal bir etkinlik haline gelmiş. Türkiye’de ise etin yeri hem geleneksel hem de modern, ama her halükarda biz de bu et işini seviyoruz.

Sonuç olarak, her kültürün etle kurduğu ilişki farklı, ama hepsi de etin keyfini çıkarıyor. Ve kim bilir, belki de bir gün Arjantinli gibi et yemek, dünyanın her yerinde popüler olur!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet casino